Sitemize Giriş Yapın veya KAYIT Olun.


 
AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Mod.BasvurusuMod.Basvurusu  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 genel kültür - Dünya Üzerinde Abdülhamid İzleri

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
SeqqeR
S.Moderatör
S.Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 164 1426 Kayıt tarihi : 16/07/10

MesajKonu: genel kültür - Dünya Üzerinde Abdülhamid İzleri   Cuma Ekim 29, 2010 10:11 am

Tarih konusunda çok önemli araştırmaları olan Mustafa Armağan, bu
haftaki yazısında Dünyanın çeşitli yerlerinde rastladığı II. Abdülhamid
dönemine ait eserleri bizlere anlatıyor.


Mustafa Armağanın bu haftaki yazısı
Zamboanga neresi, Yıldız Sarayı neresi?
Filipinler'de Mindanao adasında, halkının tamamı Müslüman olan bir yerleşim yerinin ismidir Zamboanga.

Burada Taluksangay adını taşıyan bir cami, Müslümanlara bu
topraklardaki köklerini hatırlatırken, turistler için de uğranmadan
geçilemeyecek şirin bir mekân. Kapısındaki kitabeye bakılırsa 1885
yılında yaptırılmış. Tahmin ettiniz: Abdülhamid'in buraya gönderdiği
yardımlardan bu cami de nasibini almış durumda. Kubbesinde ve
minaresinde bulunan hilal, hilafetin gölgesinde bulunduklarını
gösteriyor.
Hint Okyanusu'na uzanalım şimdi de: Seylan'dayız. Ve Seylan'da
Müslümanların medar-ı iftiharı olan Hamidiye Mektebi'nin önünde
toplanmış öğretmen ve öğrencileri görüyoruz eski bir fotoğrafta.
İsimleri yazılı altında: Samir'ler, Muhiddin'ler, Enis'ler,
Selim'ler... Hepsi Abdülhamid'e (veya bu kitabın okurlarına) ta
oralardan ve zamanın içinden selam ediyorlar. Okul halen faal ve ismi
Hameedia Boys' School'dur.
İşte bir çarpıcı örnek daha: Şikago'da bir cami. İsmi: Mescidü'l-Fâtır.
Vehbi Vakkasoğlu'ndan öğrendiğimize göre vaktiyle buradaki Müslümanlar
bir cami yaptırmak için İstanbul'dan yardım istiyorlar, Abdülhamid de
bir miktar para gönderiyor kendilerine. Caminin arsasını satın
alıyorlar ama bilmediğimiz bir sebeple inşaatına hemen başlanamıyor.
Cami, satın alınan arsa üzerine daha sonraları yaptırılmış.
Singapur'da Abdülhamid Müzesi
Ya Singapur'da bir Abdülhamid Müzesi olduğunu biliyor muydunuz? Belki
de dünyada onun adını taşıyan tek müze bu. Burada Abdülhamid'in
yağlıboya bir tablosu yer alıyor ve ölüm yıldönümlerinde Singapurlu
Müslümanlar, onun önünde toplanıp ruhuna Fatiha okuyorlarmış. Bunun da
kaynağında Kasım 1900'de Ahmed Ataullah Efendi'nin Sultan Abdülhamid
adına Singapur'daki Müslümanlarla kurduğu teması buluyoruz. Singapurlu
İmam Alataş, Müslümanların Abdülhamid'e olan sevgisini şöyle anlatmış:
"Sultan Abdülhamid Han, Singapur'u İslâm yönünden doyurdu. Tefsir
âlimlerinden Kadı Beydavi'nin Kur'an tefsirini Malaycaya çevirerek
göndermiş olmasaydı İslâm bu ülkede belki bu kadar gelişmezdi. Kendisi
ayrıca Singapur'a ilk Malayca Kur'an'ı gönderen biriydi." (İmam'ın
"Malayca Kur'an" dediği, Arapça okuma imkânı bulamayanlara Malay
harfleriyle yazılmış Kur'an'lardır.)
Tabii Pekin'de yaptırılan Hamidiye Üniversitesi'nden söz etmesek bu
liste çok eksik kalır. Bugün dahi cuma günleri avlusunu Çinli
Müslümanlar dolduruyor.

Seylan'daki Hamidiye Erkek Okulu öğrencileri okulun önünde (1901)
Nihayet bugün Yunanistan sınırları içinde kalmış olan Gümülcine'deki
saat kulesi de restore edilmiş haliyle 2004'ten beri daha bir dinç
görünüyor. Tahmin ettiniz: O da bir Abdülhamid dönemi eseri. Ve yine
Gümülcine'deki Hükümet Konağı, Belediye Binası, Rüşdiye ve Sibyan
Mektepleri de aynı dönemde yapılmış. Bugün bir kısmı yıkılmış olsa da
kalanlar onun Balkanlar'daki gözleri gibi bizlere bakıyor.
Ergani Saat Kulesi kan ağlıyor
Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde bulunan Hükümet Konağı 1895'te, Saat
Kulesi ise 1899'da inşa edilmiş olup kulenin kapısı üzerindeki kitabede
bizzat Abdülhamid'in eseri olduğu açıkça belirtilmektedir.
Aymazlığın derecesine bakın ki, 1994'te Kültür Bakanlığı konağı "Ermeni
kilisesi", kuleyi de onun "çan kulesi" olarak tescillemiş. Allah'tan,
bir tarih gönüllüsü olan Lütfi Ergene'nin müdahalesiyle bu feci hata
düzeltilmiş ve binaların, ismi anılmadan (ağızlarını yakar çünkü!)
Abdülhamid döneminde yaptırıldığı tescil edilmiş.
Bugün saat kulesinin üst kısmı yıkık, altı ise zar zor ayakta
durmaktadır. Osmanlı Yahudileri tarafından Meksika'da yaptırılan
çeşmeli saat kulesinin restorasyonu için para ayıran hükümete,
Ergani'deki saat kulesini harap bir vaziyette bırakmak yakışmıyor. Bir
an önce el atılması dileğiyle.
Minsk köylerinde yankılanan ad
Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Mehmet Görmez anlatmıştı. Geçtiğimiz
Ramazan ayında Belarusya'nın başkenti Minsk'e bağlı İvya köyünde bir
camide teravih namazı kıldırıyor. Önde erkekler, arkada kadınlar namaza
duruyor. Salavat getirilen kısımda ise erkekli kadınlı cemaatten ilahi
formunda bir ses yükseliyor: "Lailahe illallah Cebrail melekullah.
Lailahe illallah Mikail melekullah." Mehmet Bey şaşırıyor önce ama
devam ediyor namaza. İkinci arada bu defa Azrail ve İsrafil'in isimleri
zikrediliyor. Sonraki aralarda ise sırasıyla bütün peygamberler
sayılıyor. En son "Lailahe illallah Muhammed Rasulillah" sesleri
yükseliyor. Ancak hemen ikinci bir ses:
"Lailahe illallah Abdülhamid Halifeti Rasulillah."
Mehmet Görmez Bey, "Salavatlar bitti ama o anda ben de bittim" diye
anlatıyordu gözleri dolaraktan, "Neredeydim, hangi zamandaydım,
şaşırmıştım."
Ufuklarımız genişledikçe Abdülhamid bizi daha çok şaşırtacağa benziyor.
Hizmet aşkı
Abdülhamid tahttan indirilmiş, kapatıldığı Beylerbeyi Sarayı'nda
hastalanmıştır. Kendisini kontrole gelen eski muhalifi Dr. Abdullah
Cevdet'i karşısında görünce o balyoz gibi sözü indirmeyi ihmal
etmemiştir:
"Siz doktorsunuz değil mi? Benden meşrutiyet yerine hastane
isteseydiniz hem insanlara karşı şefkat ve mürüvvete sahip olduğunuzu
ispat, hem de mesleğinize layık olduğunuzu tescil etmiş olmaz mıydınız?
Mustafa Armağan
Zaman
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
genel kültür - Dünya Üzerinde Abdülhamid İzleri
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Kültür- Sanat :: Genel-
Buraya geçin: